Hepimizin dolabında o çok sevdiği ama giydiğinde nefes almasını zorlaştıran, gün bitse de eve gidip çıkarsam diye saniye saydıran bir kıyafeti vardır. Moda endüstrisi yıllarca bize "şık olmak için biraz acı çekmek gerekir" yalanını söyledi. Oysa gerçek zarafet, bir kadının kıyafetinin içinde ne kadar özgür ve rahat hissettiğiyle doğrudan orantılıdır.
Özellikle 42 beden ve üzeri giyimde, bedeni sımsıkı saran, sert kumaşlar sadece fiziksel olarak değil, mental olarak da yorucudur. İşte tam bu noktada, modanın en iyileştirici unsuru devreye girer: Dökümlü Kumaşlar.
Bedeninizle Savaşmayın, Onunla Dans Edin Krep, şifon, viskon veya pamuklu akışkan kumaşlar, vücudunuzla inatlaşmaz. Aksine, yürürken, otururken veya hareket ederken sizinle birlikte bir su gibi akar. Bedrin’in tasarım felsefesinin kalbinde yer alan bu dökümlü [buraya 'Elbise' kategorinizin linkini verebilirsiniz] elbiseler, saklamak istediğiniz bölgeleri nazikçe örterken, vücudunuzun en güzel orantılarını ortaya çıkarır.
Neden Dökümlü Kumaşları Tercih Etmelisiniz?

Moda, bedeninizi bir kalıba sokma sanatı değil, bedeninize duyduğunuz saygıyı kumaşlarla ifade etme şeklidir. Bedeninizi sıkıştırmayı bırakın; nefes alan, yumuşak ve sizinle uyum içinde hareket eden parçalara şans verin. Göreceksiniz, en güzel aksesuarınız yüzünüzdeki o rahatlık gülümsemesi olacak.