Sabah alarm çalar, yataktan kalkarsınız, kahvenizi yudumlayıp gardırobun kapağını açarsınız. Dolap tıklım tıklımdır ama siz dakikalarca askılara bakıp o derin iç çekişle baş başa kalırsınız: "Yine giyecek hiçbir şeyim yok."
Aslında giyecek şeyiniz vardır. Ama aklınız hemen o parçaların gün içinde yaratacağı rahatsızlıklara kayar. "Şu pantolonu giyersem masada otururken beli karnımı kesecek", "Şu bluzu giyersem öğleye doğru kumaşı terletecek ve üstüme yapışacak", "Şu elbiseyle de kollarımı rahat hareket ettiremem..."
Sonuç? Yine hevesinizi kıran, kendinizi içinde pek de özel hissetmediğiniz ama "en azından rahat ettiren" o güvenli, sıradan kombinle evden çıkmak...

Sektör yıllarca kadınlara yanlış bir denklem kabul ettirmeye çalıştı: Ya son derece şık ama içinde nefes alamayacağınız, hareketlerinizi kısıtlayan sert ve yapay kıyafetler giyeceksiniz; ya da sırf rahat etmek adına şıklığı tamamen unutup çuval gibi kesimlere, heves kran eşofmanımsı kıyafetlere sığınacaksınız.
Peki biz kadınlar neden iki uç nokta arasında seçim yapmak zorunda bırakılıyoruz? Bir kadının hem gün boyu ev rahatlığında hissetmesi hem de girdiği her ortamda "Ne kadar şık görünüyorsun!" iltifatını alması imkansız mı?
Söyleyelim: İmkansız değil, sadece doğru kumaş ve doğru anatomi meselesi.
Büyük beden giyimde yapılan en büyük hatalardan biri, kumaşın dokusunu göz ardı etmektir. Sentetik, esnemeyen, plastik hissi veren ucuz kumaşlar vücudu adeta bir sera gibi sarar. Gün ortasında gelen o "Şu kıyafetten bir an önce kurtulmak istiyorum" hissinin sebebi sizin bedeniniz veya kilonuz değildir; cildinizin nefes alamamasıdır.
Kumaş, bedene dokunan ilk şeydir. Dokusu sert veya ağır olan bir kumaş, en iyi kalıbı bile zedeler.
Bursa'nın köklü tekstil mirasından beslenen atölyemizde biz, kumaş seçimine en az kalıp kadar takıntılı yaklaşırız.
Kıyafetlerinizin gün boyu sizinle savaşması gerekmiyor. Sabah giyinip evden çıktığınızda, akşam eve dönene kadar üzerinizdeki parçaları çekiştirmek, yorulmak veya sıkışmış hissetmek zorunda değilsiniz.
Siz kendinizi nasıl hissederseniz, dışarıya verdiğiniz enerji de tam olarak odur. İçinde rahat nefes aldığınız, hareketlerinizi özgürleştiren ve vücut hatlarınızı zarifçe okşayan doğru parçalarla tanıştığınızda, sabahları gardırobun karşısında geçirdiğiniz o dakikalar bir stresten çıkıp keyifli bir ritüele dönüşür.
Sizi kısıtlayan değil, sizinle birlikte yaşayan tasarımlarla tanışmak için BedrinXXL günlük giyim ve takım koleksiyonuna göz atmayı unutmayın.